Nalet Olsun İçimdeki Bu Facebook Sevgisine !
Posted in Genel by admin
Üye olabilmek adına yemin ediyorum dakikalarca uğraşdığım bir site. Sanal alemenin en son booku da diyebiliriz facebook’a. Gelelim facebook kimdir nedir ne yer ne içer?
Rivayet odurki zibidinin biri okuldan atılır. Bu okul bildiğiniz basit köşe başı toplama okullarından değildir. Hani şu emperyalist güç Abd varya onun böyle modern, çağdaş, insan haklarına ihlalde kesinlikle bulunmayan çok afilli janjanlı kocaman bi okuldur. Çocuğumuz zibidi olduğundan atılmıştır işte. Yoksa ne Faşisttir ne Kominist. Eleman atılmayı sindiremez okuldan çünkü yavuklusu emina o okulda okumaktadır. Araya çok çeşitli politikacılar valiler soksada bi türlü başaramaz okula dönmeyi. Emina bu arada başka bir oğlan la sözlenir. Kına gecesi hazırlıkları takılar klarnetçi Hüsnü felandı filandı derken… Gelir düğün gecesine. Bizim zibidi oğlan başlar kara kara odasında ;
Duvardaki resminle avunur gönlüm, Daha dün yanımdaydın şimdi nerdesin, Ne çabuk unuttun sevgilim beni, Belliki dönülmeyen uzak yerdesin… Die mırıldanmaya. Bu efkarlı bozlak da kesmez bizim zibidi oğlanı. En sekinden anasına Ülker İçim Süt koydurur. Öyle derin içerki sütü tekrar başlar bozlağa… Gelin olmuş gidiyorsun, Bana veda ediyorsun, Sakın ağlama diyorsun, Ağlamamak elde değil… Garibim kör kütük aşık bi yandan çok sevdiği okuluna dönemiyor bi yandan emina gidiyor. Sazı yokki çalsın. Ciğeri yokki yansın!
Arkadaşı var bizim deli oğlanın adı bill hani şu bizim Bill. Gates yahu. Kanki neydiyon yahu diyerek başlar emesenden görüşmeye. Bill bu tabi hemen mangır(bknz1) işlerine dalar. Mark der bizim olana. Bu arada bu mark Almanyanın eski para birimi değil bizim deli oğlan. Neyse işte Mark olum bomba bişi var ama biraz ihtiras biraz aşk biraz aldatma biraz acındırma anla işte biraz bişey lazım der. Bizim deli oğlan Mark ında aslında Bill den kalır yönü yoktur mangır işlerinde. Unutuverir Eminasını. Başlarlar emesende projenin ıcığını bıcığını(bkz2) konuşmaya. Kısa zaman sonra plan işlemeye başlar. Emina evlenmiş evinin kadını çocuklarının anası olmuştur. Bizim Markda boş durmamış okuldan da atılmasının verdiği psikoloji ile evdeki bilgisayarla haşır neşir olmuş ve aralarında duygusal bir ilişki başlamıştır. Microsoft firmasınında desteğiyle tüp pc yöntemiyle baba olmuştur. Çocuklarının adını apple mi mapplemi ne koyacakken bizim Bill dur demiş ne yapıyon sen! Mark tabi afallamış? Hayırdır moruk felan tarzında muhabbetlerden sonra anlamışkı Mark bütün bu olanlar nalet olası Bill in bir oyunuymuş. Mark yıllardır özlemini duyduğu Eminayamı yansın, eminadan sonra gönülden bağlandığı ama bir oyun olan çarpık ilişkisinemi yansın ve malesef olayın en üzüntü verici olayı, ortada kalan Mark ile Bilgisarından olan zavvalı yetim çocuğamı yansın. Biil bütün bu olanların olması gerektiği gibi olduğuna markı ikna etmiş gözüksede Mark artık aldatıldığının kahbece bir komploya kurban gittiğinin farkındadır. Ama elden ne gelir ortada bir sabi vardır. Bill yüzsüzlüğüne yüzsüzlük ekyeleyerek çocuğa manevi dedelik yapmak ister ama Mark kabul etmez.
Mark ın yoları bu saatten sonra Bill ile ayrılmıştır. Mark köyünde tarlasını süren ineklerini sağan bir çocuk olmuştur. Bu arada kendi çocuğunun adını Facebook koymuştur. Valla bende bilmiyorum hani ayşe fatma emine yonja
gibi isimler varken neden facebook koyduğunu ama baba bu. Sonuçta evlat kendisinin. Bizim facebook bir kaç yaşına kadar babasının sağdığı ineklerin sütüyle belenip hafiften palazlanır duruma geldiğinde birde ne görelim. Kahbe Bill Gene meydana çıkmıştır. Hemde bu sefer Markı en derin yerinden vurarak. Daha önce kendisinden okulunu sevgilisini ve pc ile olan ilişkisini çalan adam yine karşısına dikilmiştir. Bu seferki planı ise yavrusunu Marktan koparmaktır. Ama Mark yılların tarlaların ineklerin muhtarların vermiş olduğu tecrübelerle Bille anlaşma masasına oturmuştur. Uzun lafın kısası
çocuğunun bir kısmını 1,6’sını, 240 milyon dolara satarak köşeyi dönmüş bağı bahçeyi konuya komşuya bırakarak şehre dönmüştür. Artık küçük burjuva özentileriyle kıybetli bir yaşam standartına kavuşmuştur. Bill şimdi ne yapıyor bilmiyorum ama Mark kendine Oyuncak şişme bebek fabrikası açmış diye duydum bu kazandığı paralarla. Emina isimli bez bebekler ürettirip bazen hayrına bazen büyük caminin önünde bazen karataş süpermarkette sattrıyormuş. Sözün Özüne gelirsek….
Delinin biri birini seviyo ayrılıyor okuldan atılıyor sonra bilmem ne bilmemne… Bi bakıyorsun 1,6’sını, 240 milyon dolara satıyor elindeki oyuncağın. Şimdi soruyorum ben adamın birini öle bi seviyorum öle bi seviyorumki…. E ben neden Hisselerimi satamıyorum kimseye ? Benim ne Bookum eksik ? Hem O mark denen çocukdan daha yakışıklıyım.. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine diyorum yazımı bitiriyorum.
Bknz1 : Mangır : Para
Bknz2 : Icığını Bıcığını : İnciğini Boncuğunu
Not: Şayet bu yazıyı çalar başka sitelere ben yazdım diye koyarsanız
iki dünyadada iki elim yakanızda olur inşallah
nasılda beddua ediyom ama .
6 Responses to “Nalet Olsun İçimdeki Bu Facebook Sevgisine !”
Leave a Reply
Nisan 3rd, 2008 at 20:49
ha haa azim neler yaptırıyorda.yazıyı yazandaki azim den daha çok hoşlandım:)))
Nisan 3rd, 2008 at 22:57
Nisan 6th, 2008 at 16:17
Bu arada azim kim abi
tanıdık biri felanmı ?
Nisan 16th, 2008 at 20:18
olayları baglama yetenegine hayran kaldım dogrusu:D
çok gzl olmus kalemine saglık:D
[aslı:)]
Nisan 16th, 2008 at 20:50
::)) valla bağlamışmıyım bağlamamışmıyım anlamadım ama zevkli yazı kabul etmek lazım… Nede olsa ben y azdım canım ::P
Nisan 17th, 2008 at 17:44
orası kesin cnm gerçekten çok zevkli:)