Arapça Şaşkın :)

kategori: Klipler
admin yazmış, henüz yorum yok,

Kliplere takdım bu aralar. Arapcasıda Türkçesi kadar güzel olmuÅŸ.. Erkin Koray diyorum baÅŸka bir ÅŸey demiyorum…


HoÅŸ Bir Klip

kategori: Klipler
admin yazmış, henüz yorum yok,

Kim söylüyor nece söylüyor bilmem ::) Hoş yahu.. İzlemekte fayda var.

İlgili aramalar: müzik - klip -  kaptan -  ii -  seyirler…


120 - film - indir

kategori: Genel
admin yazmış, 1 yorum var,

ArkadaÅŸlar o kadar aradım ama malesef orjinal dvd sini bile bulamadım. Üstelik paramla alacakdım. Kusura bakmasınlar paylaÅŸmak istedim benim gibi izlemek isteyipde izleyemeyen arkadaÅŸlar… Cümleten iyi seyirler.

 

Yapım : 2008, Türkiye Tür : Dram / Savaş / Tarih Yönetmen : Murat Saraçoğlu, Özhan Eren Senaryo : Özhan Eren Oyuncular : Cansel Elçin, Özge Özberk, Burak Sergen, Halil Kumova, Demir Karahan, Ahmet Uz, Emin Olcay, Oytun Öztamur, Misak Toros, İncilay Şahin, Yaşar Abravaya, Deniz Güngören, Alican Yılmaz, Kemal Ozan Çelik, Hakan Akman, Vefa Akman, Ümit Dereli, Saim Yılpaze, Muhammet Ersoy, Emre Törün Yapımcı : Özhan Eren Görüntü Yönetmeni : Mustafa Kuşçu Müzik : Özhan Eren Dağıtım : Özen Film Süre : 2 saat, 00 dk. Gösterim Tarihi : 15 Şubat 2008

Film Konusu
Van.. 1914 Haziran …
O günler, ülkemizin büyük toprak kayıpları ve milyonlarca insanımızın da büyük perişanlıklar yaşamasına neden olan Balkan Harbi’nden henüz kurtulduğumuz günlerdir, yaralarımızı sarıp ülkemizi feraha çıkartmaya çalıştığımız barış günleridir.
Ancak o günler de çok sürmez, yaz aylarında Avrupa’da başlayan 1. Dünya Harbi ülkemize de sıçrar, Ruslar Doğu Anadolu’da Erzurum istikametinde taarruza geçerler. Büyük bir isyana gebe olan Van’daki Jandarma Tümeni şehirden ayrılır ve Kafkas Cephesi’nde Ruslarla ölüm – kalım mücadelesine girişir.. Aralık 1914’te Sarıkamış Harbi’nin başlamasıyla birlikte çatışmalar yoğunlaşır ve bir gün Jandarma Tümeni’nin de cephanesi tükenir..

Bölüm 1

| İndir-1 | İndir-2 | İndir-3 | İndir-4 | İndir-5| İndir-6 |

Bölüm 2

İndir-7 | İndir-8 | İndir-9 | İİndir-10 | İndir-11


 
UlaÅŸtırma Bakanı Binali Yıldırım, internet ücretlerinde indirim müjdesi verdi. Ankara’da bir grup gazeteciyle sohbet toplantısında bir araya gelen Bakan Yıldırım, internet baÅŸta olmak üzere çeÅŸitli hizmetler üzerindeki ‘Özel İletiÅŸim Vergileri’nde (ÖİV) iyileÅŸtirme yapacaklarını açıkladı. 
 
 
 
Ancak UlaÅŸtırma Bakanı, indirim oranı hakkında bilgi vermedi. Vergi indirimi düşüncesine Maliye Bakanlığı’nın da olumlu baktığını belirten Binali Yıldırım, yeni ayarlamayla devletin kayba uÄŸramayacağını, aksine iletiÅŸim sektöründe cironun artacağını ve kayıpların azalacağını aktardı. Halen internet hizmetleri üzerinden yüzde 15 oranında Özel İletiÅŸim Vergisi alınıyor. Yıldırım’ın verdiÄŸi bilgiye göre UlaÅŸtırma Bakanlığı, İstanbul’a yapılacak 3′üncü havalimanının yer seçimiyle ilgili çalışmalarını da büyük ölçüde tamamladı. Yeni havalimanı, Atatürk Havalimanı’nın kuzeybatısına inÅŸa edilecek. 10 milyon yolcu kapasiteli liman için 500 milyon dolar yatırım öngörülüyor. Yeni havalimanı, Atatürk Havalimanı’ndan büyük olacak. Tesis, yap-iÅŸlet-devret (YİD) modeliyle gerçekleÅŸtirilecek. Selim Kuvel, Ankara
 


Kadınların topluma kattığı değer, fikir ve üretimleri bir çatı altında toplamak, kadınların çalışmalarının duyurulmasına katkıda bulunmak amacıyla kurulan www.kadinhaberleri.net adlı internet sitesi, bilinçli ve üreten kadınların gündemini yansıtıyor. 
 
 
 
Sitede günlük siyasi, politik geliÅŸmelerin yanı sıra, ülkemize ve insanlığa hizmet etmiÅŸ kadınların portreleri, çocuk eÄŸitimi ve aile içi iliÅŸkilerle ilgili bilgiler, kadın çalışmaları, kadınlar pazarı, medya analizleri, kitap tanıtımları ve güncel ve edebiyat eksenli köşe yazıları yer alıyor. Fal, büyü, dedikodu yazısı arayanların eli boÅŸ döneceÄŸi haber portalının yayın ilkeleri şöyle: “Kadını tüketim ve arzu nesnesi konumunun yerine gerçek kimliÄŸiyle hayatın içinde sunmak. Hayata dair her türlü habere bir de kadın gözüyle bakmak. Yorumlarımızı, çözüm önerilerimizi paylaşıp, algısal seçiciliÄŸimizi, duyarlılığımızı, sezgi gücümüzü buluÅŸturmak. Kadını kısır konularıyla sınırlayan tüm yayınlara inat kadın-anne olmaya ait kazanımları nitelikli bir ÅŸekilde kullanmak.”
 


‘365 Günde Sevgili Peygamberim’ adlı eserle adını duyuran çocuk kitapları yazarı Nurdan Damla’nın bundan baÅŸka 30′u aÅŸkın hikâye ve masal kitabı bulunuyor. Damla, bütün kitaplarını önce çocukları için yazdığını, çevredeki diÄŸer çocukların da beÄŸenisiyle yayınlamaya karar verdiÄŸini söylüyor. 
 
 
 

Anne babaların çocuklarını kitapla erken tanıştırma ve küçük yaÅŸlardan itibaren eÄŸitimiyle ilgilenme konusunda daha bilinçli olması, son yıllarda çocuk yayıncılığının da geliÅŸmesine sebep oldu. Oysa bundan 10-15 sene öncesine kadar çocuklarına kendi kültürünü, ahlaki, manevi deÄŸerlerini kitap yoluyla aktarmak isteyen aileler için çok fazla seçenek yoktu. 1984′te ilk çocuÄŸu Fatih’i dünyaya getiren Nurdan Damla da bu kaygılarla çocuklarına okumak için hikâyeler yazmaya baÅŸlamış. “Bütün kitapları önce çocuklarıma okumak için yazdım. Onlara öğretmek istediÄŸim bilgileri, kazanmalarını istediÄŸim ahlakî ve manevî deÄŸerleri anlatacak kitap bulamıyordum.” diyen Nurdan Damla, günübirlik yazdığı hikâyeleri akÅŸamları çocuÄŸuna okuduÄŸunu söylüyor. YaÅŸama sevincini anlatan, görev bilincini, sorumluluk duygusunu, insan olmanın güzelliÄŸini hissettiren bu eserleri, Fatih’in ardından doÄŸan kardeÅŸi Murat’a da okumuÅŸ Nurdan Hanım.

Çocukları büyüdükçe hikâyelerin yaÅŸ sınırını da yükselten Nurdan Hanım, yazdıklarını yayınlamayı aklına bile getirmez. Ta ki küçük Murat, eski bir hikâyeyi yeniden okumasını isteyinceye kadar. Merve Sonsuzluk Ülkesinde adlı bu çalışmada, ayet, hadis ve Risale-i Nur eserlerinden derlediÄŸi bilgileri harmanlayarak çocuklara cennet hayatını anlatırken aynı zamanda iman akidelerini de öğretmektedir. Hikâye baÅŸka anne ve çocukların da beÄŸenisini kazanınca bir yayınevine gönderilir ve 1995′te basılır. Ardından kahramanları kendi çocuklarıyla aynı adları taşıyan yeni hikâyeleri yayınlanır.

Geçen yıl yayınlanan “365 Günde Sevgili Peygamberim” adlı eseri de yine kendi çocuklarına Peygamber Efendimiz’i (sas) tanıtmak için yazmaya baÅŸlamış Nurdan Damla. Türkiye Yazarlar BirliÄŸi’nin 2007′de çocuk edebiyatı dalında ödül verdiÄŸi eserin yazılış öyküsünü şöyle anlatıyor: “Çocuklarıma Peygamberimiz’i (sas) en güzel ÅŸekilde tanıtmak istiyordum. O’nun sadece savaÅŸları ve evlilikleri ile tanıtılmasına karşın bir barış, merhamet ve ÅŸefkat peygamberi olduÄŸunu öğretmek istiyordum. Onların yaşına uygun yazılmış derli toplu bir eser bulamayınca her güne bir hikâye tarzında kendim yazmaya karar verdim. Gündüz yazıp akÅŸam okuyordum. Çok hoÅŸlarına gitti. ÇoÄŸaltıp arkadaÅŸlarına da verdik. Hatta bir zaman ara verince çocuklar devamını sormaya baÅŸladı. Onların test etmesi ve beÄŸenilerini kazanması benim için önemliydi. Onlar teÅŸvik etti beni. Her gün olmasa da zor geçen bir süreçte ara ara yazarak bitirmiÅŸ oldum.”

Çocuklar için yazmanın yetiÅŸkinlere hitap etmekten daha zor olduÄŸunu ifade eden Nurdan Hanım, her bir kelimeyi imbikten geçirerek, sorumluluÄŸunu hissederek yazdığını, sahih kaynaklardan derlediÄŸi bilgileri onların sindirebileceÄŸi mama kıvamına getirerek sunduÄŸunu belirtiyor. İlk yazdıklarına bakınca kendisini çok eleÅŸtirdiÄŸini söylüyor ve “Bugün beÄŸenmediÄŸim bir cümleyi binlerce insanın bu haliyle okuduÄŸunu düşününce üzülüyorum. Nesiller böyle okumuÅŸ bunu ama gitgide hataların azaldığını da fark ediyorum. İnsan her zaman tekamüle muhtaç.” diyor. Çocukları büyüse de çocuk kitapları yazmaya devam etmeyi planlıyor Nurdan Hanım. Ancak, ÅŸimdilerde bizim kültürümüze ve deÄŸerlerimize yaslanan ilgi ve merakla okunacak macera dolu gençlik kitapları üzerinde projeler de geliÅŸtiriyor. Bu konudaki en büyük destekçisi ise Jules Verne meraklısı kızı Merve.

Çocuğa alınan kitap iyi seçilmeli

Piyasadaki çocuk kitaplarını bir anne gözüyle deÄŸerlendiren Nurdan Damla şöyle konuÅŸuyor: “Çocuklarımızın iyi beslenmelerine dikkat ettiÄŸimiz kadar manevi eÄŸitimlerine özen göstermiyoruz. Anne baba olarak sorumluluÄŸumuzu öğretmenlerine atıyoruz. Bir kitabı alıp okuması için eline vermenin yeterli olacağını sanıyoruz. Kitapları belki çok da seçmeden alıyoruz. Oysa çocuklar kitaplardan sadece bilgi almakla kalmamalı, edebiyat zevkini kazanmalı, dilini doÄŸru kullanmayı öğrenmeli. Çocuk yazarının çok müdakkik olması, inceleyerek yazması, eserini saÄŸlam temeller üzerine kurması lazım. Anne babalar da aldıkları kitabı çocuklarına vermeden önce kendileri okumalı.”
 
Şemsinur Özdemir


Kekemelik sorun deÄŸil!

kategori: Sağlık
admin yazmış, henüz yorum yok,

Konuşurken zaman zaman takılıyor, sesleri veya heceleri tekrarlıyor, bazı kelimeleri çıkarmakta zorluk mu çekiyorsunuz? Bugüne kadar takılmadan konuşmak için çok çaba göstermekle beraber başaramadınız mı? Kısacası konuşurken kekelediğinizi mi düşünüyorsunuz? 
 
 
 
Yapabileceğiniz çok şey var. Çözüm için önce problemi iyi tanımak yararlıdır. Kekemelik genellikle çocuklukta ortaya çıkan; fakat yetişkinlikte de devam edebilen bir konuşma bozukluğudur.

Kekemelik, kişinin kalıtımsal özellikleri, kişiliği ve kabiliyetlerinin çevresi ile etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Erkeklerde kız çocuklara göre kekemelik 4 kat daha fazladır.

Kekemelikten geliştirdikleri bazı yöntemlerle veya anne-baba, öğretmen ve çevrenin uygun yaklaşımı ile tamamen kurtulduklarını söyleyen kişiler çoktur. Gösterilen çabaların yeterli olmadığı durumlarda bir uzmandan gecikmeden yardım almak kekemeliğin yol açtığı kaygı bozukluğu, sosyal içe dönüklük gibi problemleri önleyecektir.

Bazı insanlar kendi kendilerine konuşurken, kitap okurken, şarkı söylerken veya çocuklarla konuşurken akıcı bir şekilde konuşabilirler. Yine aile içinde ve yakın arkadaşlar arasında son derecede rahat konuşabilen veya aylarca kekelemeyip de belli dönemlerde konuşması anlaşılmayacak derecede aşırı kekeleyen, sonra kendiliğinden tekrar akıcı konuşmaya başlayan kişiler de vardır. 7 yaşına kadar çocuklarda bazı kelimelerin ilk harflerinin ve hecelerinin sık olmamak şartıyla tekrarlanması normal olup zamanla azalması gerekir.

Bu sorunu yaÅŸayanlar kekelemeyi azaltma maksadıyla iyi çıkaramadıklarını düşündükleri sesleri ve heceleri içeren kelimeler yerine baÅŸka kelimelerle konuÅŸmayı tercih ederler. Bazen bu da iÅŸe yaramaz. Bazı kelimelerle kekeledikçe ve bu kelimeler yerine baÅŸka kelimeleri koydukça konuÅŸulmayan kelimelerin sayısı artmaya baÅŸlar. Yine bazı kelimelerin başına “!e merhaba” “e günaydın” gibi heceler getirerek konuÅŸmak da kekemelikle baÅŸa çıkma tekniÄŸi olarak görülmektedir. Bununla beraber bu ÅŸekilde konuÅŸmak da bir alışkanlık halini alınca konuÅŸmanın kalitesini bozmaktadır.

Çözüm için ne yapmalı?

Harflerin uygun şekilde çıkarılması için ayna karşısında çalışın.

Hızlı şekilde tekerleme söyleyerek çalışma yapın.

Yüksek sesle kitap okuyun.

Sınıfta arkadaş grubu arasında iyi bildiğiniz konuda sunum yapın.

Zamanla rahatlayacağınızı bilerek arkadaş toplantılarında takılsanız da konuşmaya gayret edin.

Arkadaşlarınla kekemelikle ilgili duygularınızı paylaşın. * Psikolog
 
Farika Teymur Artır*


Okullar bir hafta erken açılacak

kategori: Genel
admin yazmış, henüz yorum yok,

İlköğretim ve liselerde eÄŸitim gören 15 milyon öğrenci bugün karne alıyor. Çocuklar tatil hesapları yaparken, Milli EÄŸitim Bakanlığı önümüzdeki eÄŸitim yılının takvimini belirledi. Daha önce 15 Eylül’de baÅŸlayacağı duyurulan 2008-2009 öğretim yılı bir hafta erkene alındı. 
 
 
 
Buna göre yeni dönemde ilk zil 15 Eylül yeri-ne 8 Eylül Pazartesi günü çala-cak. 180 günlük zorunlu eÄŸitim süresi sebebiyle kapanışın 19 Haziran 2009′a denk geleceÄŸini hesaplayan bakanlık, sıcakların öğrenciyi olumsuz etkilememesi için açılışı öne aldı. Yeni takvim, sı-nav takvimini de kolaylaÅŸtıracak.

Milli EÄŸitim Bakanlığı da önümüzdeki eÄŸitim yılının takvimini belirledi. Daha önce kamuoyuna 15 Eylül’de baÅŸlayacağı duyurulan 2008-2009 öğretim yılının baÅŸlangıcı bir hafta erkene alındı. ‘2008-2009 eÄŸitim öğretim yılı çalışma takvimi’ konulu bir genelge yayımlayan Bakan Hüseyin Çelik, yeni takvimi tüm illere duyurdu. Öğretim yılının 15 Eylül 2008′de baÅŸlamasının planlandığı hatırlatılan genelgede, ‘resmî tatil günlerinin hafta içine rastlaması sebebiyle’ çalışma takviminde deÄŸiÅŸiklik yapıldığı kaydedildi. Buna göre, 2008-2009 öğretim yılı 8 Eylül 2008 Pazartesi günü baÅŸlayacak. Birinci kanaat dönemi 23 Ocak Cuma günü sona erecek. Öğrenciler 26 Ocak ile 6 Åžubat 2009 tarihleri arasında 15 gün yarıyıl tatili yapacak. İkinci kanaat dönemi 9 Åžubat 2009 Pazartesi günü baÅŸlayıp 12 Haziran 2009 Cuma günü sona erecek.
 


SBS’lerin birincisi olmayacak

kategori: Genel
admin yazmış, henüz yorum yok,

İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin cumartesi günü girdiÄŸi Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), dün de 7. sınıf öğrencileri ter döktü. Böylece Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın bu yıl ilk kez gerçekleÅŸtirdiÄŸi yeni liselere giriÅŸ sistemi iÅŸlemeye baÅŸladı. 
 
 
Liselere giriÅŸte SBS puanları yüzde 70, öğrencilerin yıl sonu baÅŸarı puanları yüzde 25, öğretmenlerin vereceÄŸi davranış puanları ise yüzde 5 etki edecek. SBS’lerin bir yarışma imtihanı olmadığını vurgulayan Milli EÄŸitim, öğrencilerin puanlarının belirtileceÄŸi 31 Temmuz’daki duyuruda, dereceye girenler açıklanmayacak.

SBS’lerde sadece o yılın derslerinde iÅŸlenen konulardan soru sorulurken, 6. sınıfların SBS soruları kolay, 7. sınıfların soruları ise ‘biraz zor’ çıktı. Yetkililer, o yılın müfredatına uygun sorular sorduklarını, 7. sınıf müfredatının diÄŸer sınıflara göre daha ağır olduÄŸunu kaydetti. Milli EÄŸitim yetkilileri, “Soruları sorarken müfredata uymak zorundayız. Ayrıca SBS o yılın müfredatının öğrenciler tarafından öğrenilip öğrenilmediÄŸini ölçüyor.” dedi.

Seviye Belirleme Sınavları’nı ‘bir sıralama sınavı yerine öğrencinin konuyu öğrenip öğrenmediÄŸini ölçme sınavı’ olarak deÄŸerlendiren Milli EÄŸitim Bakanlığı, sonuçları 31 Temmuz’da açıklayacak ancak, öğrencilerin il ve ülke dereceleri açıklanmayacak. Sadece tüm soruları çözenler kendilerinin birinciler arasında yer aldığını bilecek, diÄŸer öğrenciler ise derecelerini bilemeyecek. ‘SBS’lerin bir yarışma sınavı’ olmadığını kaydeden EÄŸitim Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Ekinci, ÅŸunları söyledi: “Liselere giriÅŸ, sadece SBS sonuçlarına göre olmayacak, bununla birlikte öğrencilerin okul baÅŸarıları ve davranış puanları da etkili olacak. Yani öğrencilerin baÅŸarısı ilköğretim baÅŸarılarıyla birlikte ortaya çıkacak. O nedenle SBS’de dereceye girenleri açıklamayacağız.”
 


Öğretmenler için tatil yapmak hayal!

kategori: Genel
admin yazmış, henüz yorum yok,

Türk EÄŸitim-Sen’in yaptığı anketten öğretmenlerin sadece yüzde 16’sının turistik yörelerde tatil yaptığı ortaya çıktı. ‘EÄŸitimcilerin Tatil EÄŸilimi’ konulu ankete göre, öğretmenlerin büyük çoÄŸunluÄŸu tatilini ya evinde ya da memleketinde geçiriyor. 
 
 
 
Türk EÄŸitim-Sen Genel BaÅŸkanı İsmail Koncuk, öğretmenlerin 1 Temmuz itibarıyla yaz tatiline çıkacağını belirterek, “Yüklü tatil masrafı ile baÅŸ edemeyen eÄŸitimciler, çocuklarını tatilden mecburi olarak mahrum bırakıyor. Öğretmenlerin bir kısmı tatili ya evinde ya da memleketinde geçirecek, bir kısmı ise tatilde de ek iÅŸ yapacak.” diyor.

Koncuk’un dün sonuçlarını açıkladığı ankete Türkiye genelinde 2 bin 123 eÄŸitim çalışanı katıldı. Buna göre öğretmenlerin yüzde 65,7’si 300-500 YTL arasında, yüzde 11,3′ü 800-bin YTL, yüzde 10,7’si 500-800 YTL, yüzde 6,7’si ise bin-bin 500 YTL arasında tatil bütçesi ayırıyor. EÄŸitim çalışanları arasında tatile bin 500-2 bin YTL arasında bütçe ayıranların oranı sadece yüzde 3,5 iken, yüzde 2’si 2 bin YTL’den daha fazla bütçe ayırdığını belirtiyor. Hiç tatile gitmeyen öğretmenlerin oranı ise yüzde 43,4.

Öğretmenler, tatil masraflarını genelde kredi kartına taksit yaptırarak finanse ediyor. EÄŸitimcilerin yüzde 50,7’si tatil masraflarını kredi kartına taksit yaptırarak, yüzde 34,9′u biriktirdiÄŸi parayı harcayarak, yüzde 8,7’si ise borç alarak ödüyor. Yüzde 67,6’sı otelin ekonomik olmasını isterken, yüzde 13,9′u otelin hizmet ve kalitesinin, yüzde 10,5′i temiz, bakımlı olmasının, yüzde 5,2’si konfor ve rahatlığının ön planda olduÄŸunu belirtiyor. Ankette yöneltilen “Tatil, sizin için ne ifade ediyor?” sorusunu eÄŸitimcilerin yüzde 33′ü ‘yoÄŸun çalışma temposunu bırakıp, stres atmak’, yüzde 29′u ‘ailesiyle zaman geçirmek’, yüzde 16’sı ‘dinlenmek’, yüzde 6’sı ‘gezmek, eÄŸlenmek’ ve yüzde 15′i ‘ek iÅŸ yapmak’ ÅŸeklinde cevaplıyor. Ankete katılanların yüzde 34′ü ise okullar tatil olduÄŸunda ek iÅŸ yaptığını kaydediyor. Ek iÅŸ yaptığını ifade eden eÄŸitimcilerin yüzde 60′ı ‘her türlü iÅŸi yaptığını’, yüzde 13′ü özel ders verdiÄŸini, yüzde 11′i tesisatçılık, boya, badana, tamirat ve bahçe iÅŸleri, yüzde 4′ü taksicilik, yüzde 4′ü pazarcılık, yüzde 3′ü iÅŸportacılık, yüzde 3′ü nakliyatçılık, yüzde 2’si ise garsonluk yaptığını belirtti. Ankara, Cihan
 
 



Sayfa 3 of 20«1234567»...Son Sayfa »

Eðlence